İnsan Terbiyecisinden; ”Çığlık”

İnsan Terbiyecisinden; ”Çığlık”

27 Ocak 2019 0 Yazar: Hüsnü Nacip

Ben Çağrı Sinci İnsan Terbiyecisi

Uyuşukluk hakketten zor iş, hele her hafta sonu bu sabah erken kalkacağım ve güzel bir gün geçireceğim deyip gece yarılarına kadar youtube’dan  videolar izlemek, Counter Strike oynamak hatta Euro Truck’ta kilometrelerce yol yapmak………

Şöyle bir baktım da bu siteyi açalı yıllar yıllar olmuş esasen ilk zamanlarda her şey daha iyi ve güzeldi, çünkü ben motiveydim, sonraları hem iş güç arttı hem de istek kalmadı içimde. Ne yalan söyleyeyim bizim emsi arkadaşlar da rap yerine magazinin peşinden koşmaya başlayınca ‘’sokarlar böyle işe’’ dedim ve sadece domain, hosting uzatma işlemini yapıp arada yönetim panelinden spam yorumları silip gerekli güncellemeleri yapmakla yetindim.  En son Killa’nın albümü yazmışım ta temmuz ayında, neyse bu sene her şey daha farklı olacak diyeyim de bir 6 ay sonrasına yazı yazmak için hazırlıklara başlayayım.

https://youtu.be/g9CrsphTbfw?list=PLXheTZEGC93dTaUEM1UIqqJO3YbIJG_XB 

Oh be!! giriş kısmını atlattım yine bir ton gereksiz laf ile, eğer buraya kadar okumaya devam ettiysen şimdi sıra esas oğlanda ‘’Çağrı Sinci’’ de.

Eski ,çok eski bir isim Çağrı, o kadar eski ki rap müzik dinleyenlerin yarısı tanımıyordur, işin güzel kısmı o ya tanımasınlar, tanıdıkları arkadaşları görüyoruz twitter da sidik yarıştırıyorlar. 

Yıl boyunca bizim gibi, ‘’Çağrı Sinci Sevenler Derneği’’ üyelerini hiç yalnız bırakmadı usul usul parçalar saldı, klipler çekti. Bizde aylık dozumuzu aldık ve köşemize çekildik, ancak bir süre sonra tıpkı maaşlarımız gibi ürettikleri ile ay sonunu getiremez olduk. Derken yılbaşı ikramiyesi tadında bir albüm geldi ‘’Çığlık’’

Beton Orman etiketi ile 9 Ocak ta Soundcloud  üzerinden yayınladı albümü Çağrı Sinci, albümün Soundcloud üzerinden yayınlanması sanırım günlük olarak Soundcloud un mobil programının indirilmesine önemli katkı sağlamıştır, Spotify’a daha sonra geldi Nedir? Nedendir? bilemeyiz ama albümün Soundcloud’tan yayınlanması bile farklı bir tat bıraktı kulaklarımıza. Belki içindekileri dökmek, belki de ‘’Sivil İtaatsiz’’ olduğunu tekrar belirtmek içindir ki albümün ismini ‘’Çığlık’’ koydu. Ama bu çığlık öyle avaz avaz olanlardan değil, usul usul olanlardan, sessiz bir çığlık adeta. Bunu hem albümün altyapılarından hem de sözlerdeki her zamanki gibi gerçeği ve doğruyu yazan Çağrı Sinci’den görmek mümkün. 

Buz Üstünde Dans,

Bir dakika yirmi üç saniyelik bir dans ile başlıyoruz çığlık atmaya , ‘’Buz Üstünde Dans’’ ile. Beklediğine değecek, Bak kickleri görüyor musun?, tertemiz rap işte bu, hazır mısın? gibi sorular sorarak giriyoruz çığlık albümüne.

Çığlık içinde barındırır Çığ;

En sevdiğim parçam bu diyor çağrı sinci kartopu için, ne yalan söyleyeyim ben ilk dinlediğimde bu sözü ‘’Flu’’ için kullanır herhalde dedim ama yavaş yavaş Çağrı Sinci ile aynı düşünmüyor da değilim. Daha ritme kafa sallamaya başlar başlamaz da ekliyor ‘’ İşte bazen öyle uçmak isterimde maalesef ki yok kanatlarım’’.Mükemmel sadelikte ve sertlikte ki altyapının yanında dikkatini çekmek istediğim bir diğer nokta da ‘’Aysu Çöğür’’ olacak. Bu ne temiz bir ses, bu ne dinlendirici bir ses.  Çağrı sincinin bana temiz rap ten ziyade kazandırdığı bir diğer şey ise daha önce hiç duymadığım sanatçılar ile beni tanıştırması, ara ara durup kendime ‘’Ulan bizde müzik dinliyoruz biliyoruz bu işi diyoruz.’’ diye söylenmelerime sebep olmuyor değil. Bundan sonra Aysu Çöğür’ü de yakın markaja alıyorum. 

1980 lere yazılmış Şarkı;

Yeşilçam sever misin bilmem ama ben bayılırım, özellikle her filminde işçi hakkı, patron zulmü ve sisteme gönderme yapan aktörleri takdir ederim, şimdiki dallamalara baktıkça da ‘’Ne bok bir ortam oldu lan bu film camiası’’ derim 37 ekranın karşısında. İşte söylediklerime tamamen katılan bir eser ‘’ Hep Biz Öldük’’ her sözünü aç, birer paragraf yap, senaryolaştır çek filmini oynasın. Ha gişe garantisi veremem ama, malum aptal insan sayısı akıllı insan sayısından fazla olduğu için madden zarara girebilir. Parçayı dinlerken ilk 4 lükte daha ‘’Nasıl ütopya yazmış gene, nasıl da ideali, olması gerekeni yazmış.’’ derken bir baktım ‘’Birden uyandım’’ diyor. Ah be dedim azcık da güzel şeyleri yazsaydın da bari şarkılarda yaşasaydık ideal olanı. Hikaye anlatıcılığı diye tutunan tayfa bunu iyi dinlesin hem sosyal mesaj, hem gerçekler, hem de hikaye anlatıcılığı alın size aduket ısıtıp ısıtıp dinleyin. 

10yearschallenge

Son zamanlarda moda olan 10yearschallenge akımının başlatıcısıdır bu şarkı. ‘’Flu belki on yılın hatırası flu’’. Bu şarkıda da sözler ve altyapıdan bahsetmeyeceğim, eğer bahsedersem tekrara düşerim. Burada senin gibi benimde gözlerimi ovuşturmama neden olan kişi İndigo. Uzun süre yoktu ortalıkta, en az çığlık albümünü görmek kadar sevindirdi İndigo’yu görmek. O kadar sabrettik te 2 dakika 25 saniye sabredemedik, ha girdi ha girecek derken başladı yine kadın şefkatinden bahsetmeye, Almanya da ki bir arkadaştan evlenme sözü almıştı en son, o işte olmamış sanırım ama bu adamın ne kadar duygusal olduğunu kadın sevgisi değil bakın daha da ötesi kadın şefkatini ne denli iyi yazdığından anlayabilirsiniz. Hoş geldin İndigo, daha sık gel. Sık sık uğra.

Pelteye döndük.

İlk dört şarkı güzel bir tema ile ilerlerken, adeta pelteye dönmüşken, hayatı tekrar sorgularken ‘’Hadi birazda isyan edelim.’’ deyip tutuyor elimizden Çağrı Sinci ‘’Sokakların manevi çocukları’’ ile. İnsan Terbiyecisinden sonra ‘’Teşkilatsız Eşkıya’’ kalıbını da dilimize doladı, nereden bulur böyle şeyleri hiç anlamam, desene ‘’adamın işi o be kardeşim bırak ta bulsun’’. İşi o demişken Devlet Dairesinde Ders verirken pantolonum bolda sağlam bir ‘’biz daha ölmedik’’ deme şekli, bak birde ‘’ayakkabın parladıkça tasman kısaldı’’ var. Konuyu da dağıttık emi.

Velhasıl kelam

yazmak istediklerimi tam yazdım mı yoksa yazamadım mı emin olamamakla birlikte bu yazıyı da internet aleminin sonsuz dehlizlerine bırakıyorum. 

O kadar laf ettim ama en kallavisi şimdi geliyor.

İyi ki varsın Çağrı Sinci…

Türk Hiphop Kültürüne

Sevgi ve Saygılarımla